Üretim süreci sonunda ortaya çıkan çıktının satılarak paraya dönüştürülmesiyle elde edilen gelirin faktör sahipleri ya da farklı toplum kesimleri arasında paylaşımı. Bir yıl içerisinde elde edilen milli gelirin üretim faktörleri, toplumsal kesimler veya gruplar arasındaki dağılımı. Bu çerçevede milli gelirin, üretim faktörleri olan emek, sermaye, girişim ve toprağın faktör geliri olarak ücret, faiz, kâr ve rant gelirleri olarak bölüşülmesine fonksiyonel gelir dağılımı; farklı üretim faktörlerine sahip kişilerin tüm faktörlerden elde ettiği toplam gelire ise kişisel gelir dağılımı denir. Çok üretenin görece daha çok kazandığı, ama gelirin toplam nüfusu oluşturan farklı gelir dilimleri arasında büyük uçurumlar oluşturmadan, nisbeten dengeli dağılmasına adil gelir dağılımı; yüksek gelir gruplarıyla düşük gelir grupları arasında birinciler lehine, arada büyük uçurum oluşturacak şekilde dengesiz dağılmasına da eşitsiz gelir dağılımı denir. Günlük tartışmalarda çoğu kez siyasi veya ideolojik kaygılarla “adil gelir dağılımı” ile “eşit gelir dağılımı” sürekli karıştırılmakta veya birbirinin muadili olarak kullanılmaktadır. Oysa bu ikisi aynı şey değildir. Adil gelir dağılımı herkesin hak ettiğini almasını ima ederken, eşit gelir dağılımı herkesin aynı miktarda gelire sahip olmasını ima eder. GSYH’nın oluşumuna herkesin katkısı aynı olmadığı için mutlak eşitlikçi bir gelir dağılımı kesinlikle adil gelir dağılımı değildir.

İngilizcesi:
distribution of income/income distribution