• kayıtsızlık eğrisi
    Farksızlık eğrisi. Eş-fayda eğrisi. Belirli bir gelir düzeyinde belirli bir mal ya da hizmet paketinin tüketiciye aynı tatmin düzeyini sağlayan farklı bileşimlerinin geometrik yeri. Farklı tatmin düzeylerini gösteren çok sayıda kayıtsızlık eğrisinin bir araya getirilmesiyle oluşan eğriler topluluğuna kayıtsızlık paftası; ordinal fayda anlayışına uygun olarak tüketici dengesinin açıklanmasına da kayıtsızlık analizi denir. Kayıtsızlık eğrileri birbirini kesmezler; orijine göre dışbükey (konveks)'dirler; orijinden uzaklaştıkça daha yüksek bir fayda düzeyini temsil ederler.
  • kaynak tahsisi
    1. Kıt kaynakların belirli üretken kullanıcılara veya özel kişi ya da gruplara paylaştırılması 2. Faktör piyasasında üretimde kullanılan girdilerin firmalar arasında; mal piyasasında gerçekleştirilen üretimin ise tüketiciler arasındaki dağılımı.
  • kazanılmış statü
    Edinilmiş statü. Bireyin doğuştan değil de, sonradan kendi yetenek, emek ve çabası ya da hataları sonucu elde ettiği toplumsal konum. Eğitim, sanat, spor veya mesleki tecrübe yoluyla elde edilen avukatlık, doktorluk, öğretmenlik, , takım, okul veya oda arkadaşlığı, mahkûm, müsteşar, genel müdür, dünya birincisi, gibi statüler. bkz. statü, verili statü.
  • kelam
    İslam rasyonalizmi. İslam inançlarını belirginleştirmek, yabancı inançların saldırılarına karşı korumak amacı ile oluşturulan, zamanla dini akidelerin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan bilgiler bütünü. İslam’ın ilkeleri, emir ve yasakları ile gerçekliği anlamlandırış biçimini akli-mantıksal argümanlarla açıklamak, İslam dışı kültürlerin yıpratıcı etkilerine karşı rasyonel argümanlarla İslamı savunma temelli İslam düşünce ekolüne de kelamcılık denir.
  • kelamcılık
    bkz. Kelam
  • kelebek etkisi
    1. Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpmasının, ABD'de fırtına kopmasına neden olabileceği öngörüsü. 2. Herhangi bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin, büyük ve öngörülemez sonuçlara yol açabilme etkisi. 3. Sebep-sonuç ilişkisi ile birbirine bağlı süreçlerde çok küçük görünen unsurların tetiklemesinin çok büyük sonuçlara yol açabilmesi.
  • kelime
    Sözcük. Biçim ve anlamı olan ses. Cümlenin en küçük yapı taşı.
  • kelime çağrışımı
    Deneğe bir uyarıcı sözcüğün verilip, bunun çağrıştırdığı başka bir sözcükle cevap vermesinin istendiği test tekniği.
  • Kemalizm
    Atatürkçülük. Türk kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ideolojik anlamda üzerine bina edildiği cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, devrimcilik, laiklik ve milliyetçilik ilkelerinin temel çerçevesini oluşturduğu siyasi doktrin.
  • kemer sıkma politikaları
    bkz. istikrar.
  • kemikleşme
    Bir kurumsal yapının, ilişkinin yahut bir anlayışın her ne şekilde olursa olsun değişime karşı direnmesi; değişimin bizzat kendisinin olumsuzluk olarak görülecek kadar mevcut durumun korunmasında direnilmesi durumu.
  • kendi için sınıf
  • kendiliğinden sınıf
  • kendiliğindenlik
    1. Dıştan gelen baskı, zorlama veya özendirmelerden bağımsız olarak kendi iç dinamikleriyle hareket etme niteliği. 2. Bir oluşumun veya sürecin dışsal baskı olmadan, iç etki ve nedenlerle kendiliğinden oluşması.
  • kendine kör yanlılığı
    Bireylerin başkalarının yanılgılarını çok iyi görmelerine karşılık, aynı konularda kendi yanılgılarını fark edememesi durumu. bkz. yanlılık.
  • kendine özgü
    ne'i şahsina münhasır. Sadece kendine benzeyen, başkalarından farklı; standartlara veya bilinenlere uymayan.
  • kendine yorma yanlılığı
    Kişinin kendi başarılarını kişilik özelliklerine ve kendi yeteneklerine bağlamasına karşın; başarısızlıklarının suçunu, şansızlık veya kendi dışındaki koşullara ve etkenlere yıkma eğilimi. Örn. Bir öğrencinin sınavdan yüksek not aldığında "ben aldım" derken, zayıf aldığında "hoca verdi" deme eğilimi. bkz. yanlılık.
  • kendini gerçekleştiren kehanet
    1. Bir şeyin gerçek olduğunun kabul edilmesinin, onun gerçekleşme nedeni olması durumu. 2. Bir olay veya olguyla ilgili beklentinin onun gerçekleşme olasılığını artırması. Örn. Fiyatların yakında artacağı beklentisiyle herkesin çarşıya pazara koşup "fiyatlar artmadan alayım" derken ortaya çıkan aşırı talebin fiyatları gerçekten artırması; yakında Dolar kurunun artacağı beklentisiyle herkesin bankalar veya döviz büfelerine koşup Dolar almaya kalkışmasıyla ortaya çıkan talep patlamasının Dolar kurunu fiili olarak da artırması.
  • kendini gerçekleştirme ihtiyacı
  • kent
    Şehir. Nüfusu belirli bir büyüklüğü ve yoğunluğu aşan, ekonomisi daha çok tarım dışı etkinliklerde yoğunlaşan ve kendi nüfusundan başka, etki alanı içinde yaşayanlara da hizmet sağlayan yerleşim birimi.